Tag Archives: ahmetler köprüsü

Ahmetler Köprüsü (4): yalnızlaşmak

Uzunca bir süredir içimdeki boşluğun farkındaydım. Eskisi gibi okuyamıyor, eskisi gibi sevemiyordum. Dostlarımla eskisi kadar çok şey paylaşamıyordum ve bu , hem kendimi hem de onları her geçen gün tanıyamamama sebep oluyordu. Yıllar geçtikçe gitgide daha da yalnızlaştım. Bu bana çok acı vermeye başladı. Fakat daha sonra asıl büyük acı neymiş öğrendim.

Daha dün farkına vardım ki asıl büyük acı; bu duruma alışmak ve ortada bir gariplik olduğunu unutmakmış. İnsan, kendi hayatına yukarıdan ve fark ederek bakınca göremediği birçok şeyi yeniden anlıyor. Sevmenin , aşkın ikamesi ne zaman cinsel tatmin oldu bilemem ama; eminim ki o gün, beni bu denli makineleştiren günle aynı gündü.

Kitabı almak için eve geldiğimde, unuttuğum başka bir şey olmadığına emin olmak için bütün odaları kontrol ettim. Kimlik kartımı, yatağımın yanındaki küçük dolabın üzerinde unuttuğumu da o esnada fark ettim. Hepimizi bazen bu his kaplar; bir takım ayrıntıların, daha büyük bir olayın parçacıkları olduğunu sanırız. İşin garibi bu his çoğu zaman doğru çıkar. İşte kimlik kartımı elime aldığımda da aynı duygu içimi kapladı. Dün akşamdan beri yaşadıklarım zihnimde bir çırpıda belirip kayboldu. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Ahmetler Köprüsü

Ahmetler Köprüsü (3): yaşayan anılar

Uyandım mı, bilmiyordum. İlk anda bunun, (bir çok kez gördüğüm) karanlıkta başlayan kabuslardan biri olup olmadığını ayırt edemedim. Anlamam için biraz zaman geçmesi gerekiyordu. Yataktan kalktım. Bütün odada dolaştım. Terliklerim ve diğer her şey aynı yerinde duruyordu. Pencereye yöneldim. Son birkaç yıldır, sabahları yaşadığım tam da buydu. Benden habersiz başlayan günler ve mevsimler ve yağmurlar uzun süredir bu karanlık pencereye hapsolmuştu. Derin ve sonsuz bir karanlığa. Eski pencereleri düşündüm. Hani şu gün ışığına açılan pencereleri… Kendilerini diğer gözlerden sakınan ve perdelerini sıkı sıkı kapatan insanları… Gökyüzünü sevmek. O anda bana ne kadar uzaktı. Yanağımı pencere camına dayadım ve yukarı baktım. Karanlıktan başka hiçbir şey yoktu. Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Ahmetler Köprüsü

Ahmetler Köprüsü (2): iyilik

Aniden uyandı. Neler olduğunu anlamak için bakabildiği her yere çabucak baktı. Bu sırada kolları ondan bağımsız çalışıyor, elleri nereyi tutacaklarını bilemiyordu.

“Birader?”

Kafasın sağa yatırdı, sıralanmış kadife koltuklar üzerinden, belli belirsiz yanan ışıklar arasından uzun koridorun en ucuna baktı. Otobüsün şoförü kalın belini otuz dereceden daha fazla döndüremeyen bir adamdı. Bunun için koltuğunda dönmek suretiyle yan oturmuştu. Osman, kendine seslenildiğinden emin olmak için arkasına baktı. Otobüste kendisinden başka kimsenin olmadığına kanaat getirince cevap verdi. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Ahmetler Köprüsü

Ahmetler Köprüsü (1): tuhaf arkadaşlarım


Bundan birkaç ay önceydi. Hafta başıydı. Bankada işler çok yoğundu. Nasıl öğlen olduğunu anlamamıştım. Aç değildim ama Selahattin “En azından bir çorba içersin” deyince, hemen ikna oldum. Müdavimi olduğumuz, Mithatpaşa’da ki lokantaya gittik. Her zaman konuştuğumuz konulardan konuştuk. İşte kuantum, mikro teknoloji, belediyecilik, Atakule’nin otel değil uzay enstitüsü olması gerektiği filan…
Sıkılınca susup yemeğimizi yemeye devam ettik. Selahattin birden, üstelik ağzındaki lokmayı bitirme gereği bile duymadan “Mahmut ya” dedi. “Şimdi, bu otobüsler vardı ya…”. Otobüsü zihnimde canlandırabilmek için biraz düşünmem gerekti. Sonra hatırladım. (Belki sen de hatırlamakta zorlanabilirsin; bildiğin üzere Ankara’da otobüsler yıllar önce tedavülden kalktı. Tabi on iki dönemdir şehrimizi yöneten belediye başkanımız bir gün her mahalleye, caddeye, hatta sokağa metronun ulaştığını fark edince otobüslerin artık işe yaramadığına karar verdi. Şimdi şehrimizde Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın sarı otobüsleri ve ODTÜ’nün mavi otobüsleri dışında otobüs bulunmamaktadır. Diğer otobüsler, binlerce metro durağının her birinde “Taze Sıkma Meyve Suyu Büfesi”’ne –TSMSB- dönüştürülmüş halde bulunmaktadır.) Okumaya devam et

3 Yorum

Filed under Ahmetler Köprüsü