Hakikat Marşı

Ne kadar büyülü bir an… Uzanmış gökyüzüne bakıyorum. Etrafta hiç ses yok. Yüzüme kar yağıyor. Bir süre, uzaklardan bana yaklaşan herhangi bir kar tanesini gözlerimle yakalamaya, onu yolculuğunun sonuna yani gözlük camıma kadar takip etmeye çalışıyorum.Birkaç sefer başarısız oluyorum, seçtiğim her taneyi yarı yolda kaybediyorum. kalabalığa karışıp sıvışıyor. Vazgeçtim.

Gökyüzü, yaptığı şeyin kabahat olduğunu ancak büyüklerin bakışlarından anlayan bir çocuk yüzü gibi kırmızı. Pürüssüz, soluk bir kırmızı.

Hani aslında kabahatten çok, herkesin ona bakmasından dolayı bir kırmızı.

Bir şeyler mırıldandığımı farkediyorum.  Kendimi dinliyorum. İstiklal Marşı’nı okuyorum, düzden. On kıta, ezbere. Teklemeden.

İlkokulda, öğretmen beni ayağa dikip, on kıtalık marşı okutmaya çalışmıştı. Kara tahtanın üzerindeki işlemeli yaldız çerçeveye bakmıştım takıldığım yerde.
Ancak çerçeve bana kopya vermedi. Aslında, hayatta bütün cevapların gözümün önünde ancak, bazılarının göremeyeceğim kadar uzakta olduğunu o anda anlamıştım.
Ayaktayken, hayat bilgisi kıtabındaki marşı göremediğimdeyse gözlerimin bozuk olduğunu…

Yüzümün kızardığını hissetmiştim.

Bazen bir hakikati anlamamız için, o hakikatin bize zarar vermesi gerekir.

Tıpkı bu anda, yattığım yerden Akay Kavşağı’ndaki havuzun etrafının mermerden yapılmış olduğunu ve kar yağınca çok ama çok  kayganlaştığını anlamam gibi…

1 Yorum

Filed under Uncategorized

One response to “Hakikat Marşı

  1. g

    Yeni yazılarını bekliyorum..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s