Ahmetler Köprüsü (1): tuhaf arkadaşlarım


Bundan birkaç ay önceydi. Hafta başıydı. Bankada işler çok yoğundu. Nasıl öğlen olduğunu anlamamıştım. Aç değildim ama Selahattin “En azından bir çorba içersin” deyince, hemen ikna oldum. Müdavimi olduğumuz, Mithatpaşa’da ki lokantaya gittik. Her zaman konuştuğumuz konulardan konuştuk. İşte kuantum, mikro teknoloji, belediyecilik, Atakule’nin otel değil uzay enstitüsü olması gerektiği filan…
Sıkılınca susup yemeğimizi yemeye devam ettik. Selahattin birden, üstelik ağzındaki lokmayı bitirme gereği bile duymadan “Mahmut ya” dedi. “Şimdi, bu otobüsler vardı ya…”. Otobüsü zihnimde canlandırabilmek için biraz düşünmem gerekti. Sonra hatırladım. (Belki sen de hatırlamakta zorlanabilirsin; bildiğin üzere Ankara’da otobüsler yıllar önce tedavülden kalktı. Tabi on iki dönemdir şehrimizi yöneten belediye başkanımız bir gün her mahalleye, caddeye, hatta sokağa metronun ulaştığını fark edince otobüslerin artık işe yaramadığına karar verdi. Şimdi şehrimizde Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın sarı otobüsleri ve ODTÜ’nün mavi otobüsleri dışında otobüs bulunmamaktadır. Diğer otobüsler, binlerce metro durağının her birinde “Taze Sıkma Meyve Suyu Büfesi”’ne –TSMSB- dönüştürülmüş halde bulunmaktadır.)

Selahattin bu sırada ağzındakini yutmuş, hatta lafın devamı için kendini toparlamıştı.

“Eee” dedim.
“Ya işte bu otobüslerdeki muavinler arkaya doğru ilerleyelim derdi. Ne kadar ironik bir durumdu değil mi?”
“Nasıl yani?”
“Arkaya doğru nasıl ilerlenir ki teorik olarak?”
“Aslında durum pek öyle gibi gelmedi bana. Arkaya doğru da gitsen sonuçta otobüs ileri gittiği için ve sen de otobüsün içinde olduğun için doğru bir tabir bence”
“Haklı olabilirsin. En iyisi biz bu konuyu akşamki toplantıda tartışalım. Yoksa işe geç kalacağız.”

Son birkaç aydır, akşamları iş arkadaşlarımızla bankanın terasındaki barda buluşup, gün içinde belirlediğimiz bir takım bilimsel konuları tartışıyorduk. Aslında otobüs konusunda haklı olduğumu düşünüyordum ve Selahattin’i oracıkta bitirebilirdim. Ancak Selahattin işe geç kaldığımız konusunda haklıydı. Kalktık. Cam kapıya sağ ellerimizin içlerini dokundurup hesabı ödedikten sonra aceleyle bankaya gittik.

İş çıkışı bankanın dördüncü zemin katındaki evime gittim. Duş alıp hemen bara çıktım. Herkes benden önce gelmişti. Anlaşılan Selahattin’in çenesi durmamış, öğlenden sonra konuyu herkese anlatmıştı. Beni bekliyorlardı.

Kamil beni görünce “Vays Mahmut Cılız teşrif etti sonunda beyler.” dedi. Yine o hep giydiği kot ceketini giymiş, ceketin kollarını da dirseklerine kadar sıyırmıştı. Kıvırcık saçlarının önü alnına doğru kahkül oluşturuyor, arkası ise tüm ensesini kaplıyordu. Modayı devamlı takip eden biri için bu şaşılacak şey değildi ancak, şaşılacak başka bir hal vardı Kamil’de. Garip bir cesaret hali… Bu durumda iki şey olmuş olabilirdi: ya erkenden kafayı bulmuştu, ya da beni sonunda alt edebilecek bir açık yakalamıştı. Doğrusunu söylemek gerekirse; o andan anlayamadığım bu detay, daha sonra benim sonumu hazırladı. Neyse o geceye dönelim. Tam tahmin ettiğim gibi Selahattin o gün tartıştığımız konudan herkese bahsetmişti. Hazırlıklı insanlar bulmuştum karşımda. Tartıştık, tartıştık.

Saatler geçmesine rağmen hiçbir gelişme gösterememiştik. Başardığımız tek şey, farklı görüşte iki grup oluşturabilmemizdi. Benim tezimi savunan bir grup ve Kamil’in öncülüğünü yaptığı anti-tez grubu… Kamil o gece dokunabildiği tüm sinir uçlarıma dokundu. Ve sonunda da ertesi gün Ahmetler Köprüsü’nde buluşup bir otobüs bulmayı önerdi. O kadar sinirliydim ki hiç düşünmeden bu saçma teklifi kabul ettim. Masada bulunan herkes gibi… Maceram da işte tam o anda başlamış oldu.

Mahmut Cılız

3 Yorum

Filed under Ahmetler Köprüsü

3 responses to “Ahmetler Köprüsü (1): tuhaf arkadaşlarım

  1. güzel ve gizemli bir başlangıç olmuş. heyecanla diğer bölümleri bekliyoruz 🙂

  2. ezgi

    Otobusu bulamazlarsa bu hikaye biter ya da en iyi ihtimalle uc sayfa daha surer!

  3. Geri bildirim: EGO Kartı ve daha fazlası | The Voice of Antarctica

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s